Şahna Kümbeti’nin yaklaşık 120 yıl sonra yeniden Sivas’a kazandırılacak olması sevindirici bir gelişme. Şehrin kaybolmuş tarihî eserlerinden birinin yeniden hatırlanmasını ve ayağa kaldırılmasını destekliyorum. Ancak projeyle ilgili önemli bir itirazım var:
Projeye değil, seçilen yere itiraz ediyorum.
Kümbetin, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerindeki Karayolları Kavşağı’na yapılması, hem yapının tarihî konumu hem de Sivas’ın gelecekteki ulaşım ihtiyaçları bakımından yeterince tartışılmış görünmüyor.
Tarihî konum hakkında ne biliyoruz?

Max van Berchem tarafından yazılan ve 1917’de yayımlanan Matériaux pour un Corpus Inscriptionum Arabicarum isimli külliyat içindeki Sivas planında Şahna Kümbeti 17 numarayla gösteriliyor. Aynı planda şehir merkezi, kale, Kadı Burhaneddin Türbesi, Mısmılırmak ve Kayseri–Samsun yolu gibi bugün karşılaştırma yapabileceğimiz başka unsurlar da bulunuyor.
Haritada kümbet, şehir merkezinin güneybatısında ve Kayseri yönüne devam eden eski yol üzerinde işaretlenmiş. Elimizdeki başka bir eski yol haritasında da “Şahna Kümbeti” ibaresi yaklaşık olarak aynı güzergâh çevresinde görülüyor.
Fakat burada önemli bir sınırı kabul etmek gerekiyor: Bunlar bugünkü anlamda hassas kadastro veya koordinat haritaları değil. Özellikle külliyattaki şehir planı şematik özellikler taşıyor. Eski haritayı günümüz uydu görüntüsüne uygulayarak muhtemel bir alan belirlemek mümkün olsa da buradan metre hassasiyetinde kesin bir temel noktası çıkarmak doğru olmaz.
Yani mevcut belgeler bize kümbetin hangi yönde ve hangi eski yol çevresinde bulunduğuna dair güçlü ipuçları veriyor; fakat “tam olarak şu koordinattaydı” demek için daha ayrıntılı arşiv, kadastro ve arkeolojik araştırmaya ihtiyaç var.
Eski fotoğraflar ne söylüyor?

Tarihî fotoğraflarda Şahna Kümbeti’nin açık bir arazi içinde, belirgin bir yolun hemen kenarında bulunduğu görülüyor. Çevresinde yoğun şehir dokusu veya yapılaşma bulunmuyor. Fotoğraflardan birinin altındaki açıklamada geride Kızılırmak’ın görüldüğü de belirtiliyor.

Bu fotoğraflar kesin koordinat vermiyor. Ancak yapının tarihî çevresi hakkında önemli bir şey söylüyor: Şahna Kümbeti yalnızca uzaktan seyredilen bir yol süsü değil; çevresiyle, yaklaşma güzergâhıyla ve açık alanla birlikte algılanan müstakil bir tarihî yapıydı.

Peki neden Karayolları Kavşağı?

Yeni yapı için seçilen yer, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerindeki Karayolları Kavşağı. Burası sıradan bir şehir boşluğu değil. Şehrin kuzeyi ile güneyi arasındaki hareketi taşıyan, çevresindeki mahalleleri ve Toptancılar Sitesi yönünü birbirine bağlayan stratejik bir kavşak.
Bugün burada kesinleşmiş bir katlı kavşak veya tramvay projesi bulunup bulunmamasından bağımsız olarak, bu aksın gelecekte yeniden düzenlenmesi gerekebilir. Trafik arttığında kavşağa bir battı-çıktı yapılması, yüzey geometrisinin değiştirilmesi veya bulvarın toplu taşıma ve raylı sistem için kullanılması gündeme gelebilir.
Kümbetin kavşak alanına yerleştirilmesi böyle bir ulaşım yatırımını teknik olarak her koşulda imkânsız hâle getirmez. Fakat olası altgeçidin güzergâhını, rampaların başlangıç ve bitiş noktalarını, tramvay hattının konumunu, görüş alanlarını, altyapı deplasmanlarını ve inşaat aşamasını ciddi biçimde sınırlandırabilir. Sonuçta proje ya daha pahalı hâle gelir ya da tarihî yapı yeniden taşınma tartışmasının ortasında kalır.
Yaklaşık 120 yıl sonra yeniden yapılan bir eserin birkaç on yıl sonra bir ulaşım projesi nedeniyle tekrar tartışılması doğru olmaz.
Kümbet yalnızca görünmek için mi yapılacak?

Başka bir mesele de yaya erişimi. Tarihî bir yapının değeri yalnızca araçla önünden geçerken görülmesinden ibaret değildir. İnsanların güvenli biçimde yaklaşabilmesi, çevresinde dolaşabilmesi, kitabesini ve mimari ayrıntılarını inceleyebilmesi gerekir.
Yoğun bir kavşak veya refüj içinde kalan kümbet, yaşayan bir kültür varlığı olmaktan çıkarak bir trafik adasına yerleştirilmiş kent mobilyasına dönüşebilir. Yeni proje için kullanılacak alanın yaya bağlantıları, meydan niteliği, güvenli geçişleri ve ziyaret imkânı da en az yapının kendisi kadar önemlidir.
Tarihle şehrin geleceğini karşı karşıya getirmeyelim
Tarihî konum kesin biçimde belirlenemeyen sembolik bir rekonstrüksiyon alanı için kümbet muhtemel tarihî güzergâha yakın; yaya erişimi bulunan, çevresinde küçük bir meydan veya yeşil alan oluşturulabilecek ve gelecekteki ulaşım projeleriyle çatışmayacak bir noktada yapılabilir.
Şahna Kümbeti yeniden yapılsın. Kaybolmuş bir eserin Sivas’a kazandırılması hepimizi sevindirsin. Fakat bunu yaparken tarihî belirsizliği kesinlik gibi sunmayalım ve şehrin gelecekteki ihtiyaçlarını göz ardı etmeyelim.
Doğru çözüm, tarih ile ulaşım arasında seçim yapmak değildir. Doğru çözüm, hem tarihî eseri yaşatacak hem de Sivas’ın gelecekteki ulaşım seçeneklerini açık tutacak uygun yeri bulmaktır.
Şahna Kümbeti yeniden Sivas’a kazandırılsın; yer seçimi de şehrin gelecekteki ulaşım ihtiyaçları düşünülerek yapılsın.
Kullanılan temel kaynaklar
Erkan-ı Harbiye-i Umumiye, Sivas Haritası, 1913.
Max van Berchem & Halil Edhem, Matériaux pour un Corpus Inscriptionum Arabicarum, III: Asie Mineure, Siwas, Diwrigi, 1917, Planche I ve XV–XVII.
Rıdvan Nafiz ve İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Sivas Şehri, 1928.
Boğos Natanyan, Sivas 1877, Birzamanlar Yayıncılık, 2008

